Desteklenmiş Projeler

Tezler

 

Yakın Zamanlı Tezler


Stok Yönetimi Yapılarının Karakteristik Dinamiklerinin Analizi
Stok yönetimi; yönetimsel, fiziksel ve biyolojik sistemlerde sık karşılaşılan dinamik bir problemdir. Stock yönetiminin amacı, düzeltici faaliyetlerde bulunarak bir stoğu istenilen seviyeye getirmek ve stoğu o seviyede tutmaktır. Stok yönetimi problemi, karar vericiyi istenmeyen kararsız dalgalanmalarla da sonuçlanabilecek zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu tezde, farklı stok yönetimi yapıları modellenmiş ve analiz edilmiştir. Birinci, ikinci ve üçüncü dereceden sürekli gecikmeli stok yönetimi problemlerinin çeşitli karakteristik dinamiklerini elde edebilmek için parametrik değer aralıkları belirlemeyi amaçlayarak eksiksiz bir analiz yapılmıştır. Parametrik analiz için kontrol teorisi yöntemlerini kullandık. İlk olarak, sistem dinamiği yöntemine ait stok-akış diyagramları kullanılarak modellenmiş olan farklı stok yönetimi yapıları sunuldu. İkinci olarak, sistem dinamiği modellerinin diferansiyel denklemleri ve bu denklemlere dayanarak sistem dinamiği modellerine karşılık gelen blok diyagramları elde ettik. Üçüncü olarak, Laplace dönüşümü tekniğini kullanarak modellerin diferansiyel denklemlerini zaman tanım kümesinden frekans tanım kümesine çevirerek transfer fonksiyonları elde ettik. Dördüncü olarak, transfer fonksiyonlarının karakteristik denklemlerini belirledik. Son olarak, karakteristik denklemlerin köklerini analiz ederek dinamiklerde niteliksel değişimin gözlemlendiği kritik karar parametreleri değerlerini belirledik. Bu tezde raporlanan kritik değerler, düzeltici faaliyetler ile bu faaliyetlerin stok üzerindeki nihai sonuçları arasındaki gecikme süresinin bütün değerleri için geçerlidir. Ayrıca, beklenmeyen bazı sonuçlar da elde ettik. Örnek durumların birinde, stok seviyesini istenilen düzeye getirmek için yapılan düzeltme miktarlarının şiddetini arttırmak dalgalanmaları tamamen yok etmektedir. Sistem dinamiği ve kontrol teorisi arasında bir köprü kurulması amaçlandığından, birçok temel sistem dinamiği modeline karşılık gelen blok diyagramlar tezde ve tezin eklerinden birinde verilmiştir.


Araştırmacı:
Sema Mehmet
İletişim:
hakan.yasarcan@boun.edu.tr

Davranış Analizi ve Testi Yazılımı (BATS)
Sistem dinamiği yönteminde, model davranışlarının analizi temelde örüntü eksenli yapılmaktadır. Model çıktılarının örüntü eksenli değerlendirilmesinde, davranışın genel biçimi (ör.\ artışı takip eden azalma, S-biçimli büyüme, salınımlar) ve belirli örüntü özellikleri (ör.\ bükülme noktaları, karar seviyesi, dönemler, genlikler) karesel yanılgı toplamı gibi noktasal bazlı benzerlik ölçütlerinden daha çok önem arz etmektedir. Bu özel durumu ele alan bir takım çıktı analiz araçları önceden geliştirilmiştir, fakat bu araç ve yöntemlerin dağınık ve kullanılabilirliklerinin düşük oldukları tespit edilmektedir. Bu çalışmada yeni bir analiz ortamı önerilmekte ve bu ortam tek başına bir yazılım olarak bütünleştirilmektedir. Bu yazılım, Davranış Analizi ve Testi Yazılımı (BATS), bir davranış örüntüsü sınıflandırma algoritması ve kararlı durum davranışlarının analizi için seçilmiş bir grup istatistiksel yöntemleri bütünleştirmektedir. Mevcut algoritma ve yöntemleri kullanarak dinamik örüntülerin karşılaştırılmasına imkan tanımanın yanında, BATS kullanıcının otomatik hipotez testi, davranış uzayı keşfi ve hassasiyet analizi yapmasına imkan veren düzenli süreçler içermektedir. Mevcut durumunda BATS sistem dinamiği modelleme yazılımlarıyla (ör.\ Vensim) ve yaygın veri kaynaklarıyla sorunsuz bir şekilde iletişim kurabilmektedir. Ayrıca bu tezde, BATS'ın modelleme sürecinde karşılaşılan dolaylı yapısal testlerle model geçerliliğinin sınaması, davranış testleri, davranış hassasiyet analizi, model kalibrasyonu, politika analizi ve tasarımı aşamalarında modellemeci ve/veya araştırmacıya nasıl yardımcı olabileceği açıklayıcı örneklerle gösterilmektedir. Örüntü odaklı içeriği, kullanıcı dostu arayüzü, veri kaynaklarıyla iletişim ve otomatik analiz yapma olanakları dikkate alındığında BATS, sistem dinamiği yönteminin analiz setine önemli bir katkı olarak öne sürülmektedir.


Araştırmacı:
Can Sücüllü
İletişim:
can.sucullu@boun.edu.tr
gonenc.yucel@boun.edu.tr

İstanbul İçin Elektrikli Araba Yayılım Senaryolarının Analizi
Bu çalışmada, elektrikli arabaların (EA) yayılımı için dinamik bir benzetim modeli kurulmuştur. Çalışmanın amacı, iki önemli soruya araştırmaktır; yerel ve global sosyo-ekonomik, hükümetsel, teknolojik faktörler ve onların birbirleriyle etkileşimleri göz önünde bulundurularak geliştirilen senaryolar altında, elektrikli arabaların makul yayılım davranışları nelerdir? İkincisi ise Istanbul’da 30 yıl içinde elektrikli arabaların beklenen yayılım oranı nedir? Model, standart yapısal ve davranışsal testler ile doğrulanmıştır. Daha sonra, farklı senaryo ve politika analizleri uygulanmıştır. Sonuçlar, 2042 yılında, İstanbul’daki bateri elektrikli araba (BEA) ve hibrit elektrikli araba (HEA) yayılımının sırasıyla 19.76% ve 20.77% civarında olacağını göstermektedir. Ayrıca 2042 yılında, ulaşım sektöründe, CO2 miktarında 17.32% civarında azalma olacağı görülmüştür. Bunun dışında, hem benzin hem de elektrik maliyetinin EA difüzyonunu etkilediği, fakat önemli etkinin aralarındaki maliyet farkına önemli derecede bağlı olduğu görülmüştür. Teknolojik gelişmeler BEA satışlarını artırmaktadır fakat bateri teknolojisi, konvansiyonel araçların seviyesine erişmeden ya da onları geçmeden, bu gelişmeler BAE satışlarında çok büyük bir değişiklik oluşturmazlar. Ayrıca, hiçbir teknolojik gelişme olmasa bile BEA var olan teknolojiyle pazarın %10’una nüfuz edebilir. Bunun dışında, yeterli şarj istasyonu sayısı yayılımı hızlandırmakta ve artırmaktadır. Hem pazarlama aktivitelerinin hem de insanların EA hakkında bilgi yaymaya yarayan davranışlarının EA yayılımı üzerinde büyük ve hızlandırıcı bir etkisi vardır. Araba değişim hızının artması daha hızlı bir EA yayılımına neden olabilir fakat para yardımı stratejileri elektrikli araba satışlarında çok etkili olmamaktadır. Son olarak hibrit araçlarda, %37 yerine 3% özel tüketim vergisi kullanılması, araç satışlarını artırabilir ama çok büyük bir değişikliğe neden olmaz.


Araştırmacı:
Özlem Turan
İletişim:
gonenc.yucel@boun.edu.tr

Bira Dağıtım Oyununda Seçilen Bir Tedarik Zinciri Kademesi için Karar Oluşturma Tavsiyeleri
Bira Üretim-Dağıtım Oyunu, kısaca “Bira Oyunu”, temelde masa üzerinde oynanan bir oyundur ve bir perakendeci, bir toptancı, bir dağıtıcı ve bir fabrikadan oluşan dört kademeli bir tedarik zincirinin benzetimini yapmaktadır. Oyunda, dört kişilik bir grubun her bir üyesi, bu dört tedarik zinciri kademesinin birinden sorumludur ve kendi kademesine ait envanteri verdiği siparişlerle kontrol etmektedir. Oyunun temel amacı, her bir kademeyi yöneten katılımcıların ortaya çıkardığı toplam grup maliyetini enküçüklemektir. Bu tezde, oyunun masa versiyonunun tam bir eşdeğeri olan bir matematiksel model kurulmuştur. Bu tezin temel amacı, benzer şekilde kontrol edilen tedarik zinciri kademelerinin varlığında, bir kademenin kontrolünün nasıl yapılması gerektiği konusunda anlayış geliştirmektir; sadece üzerine odaklanılan kademenin diğer kademelerden farklı davranış sergileyebildiği kabul edilmiştir. Özellikle, odaklanılan kademe dışındaki kademelerin kendi envanter veya birikmiş siparişlerini optimalin altında yönettikleri durumla ilgilenilmiştir. Burada iki farklı amaç olabilmektedir: (i) odaklanılan kademenin toplam maliyeti enküçüklenebilir, (ii) odaklanılan kademenin karar parametreleri eniyilenilerek tüm grubun toplam maliyeti enküçüklenebilir. Bu doğrultuda, bu tezde kontrol politikası olarak kullanılan çapala-ve-düzelt sezgiseli’nin parametreleri, diğer kademelerin karar parametreleri sabit tutularak odaklanılan kademe için eniyilenmiştir. Odaklanılan kademe için stok düzeltme süresi ve hedef envanter seviyesi eniyilenerek, çapala-ve-düzelt sezgiseli için farklı politika durumları elde edilmiştir. Genel olarak, tüm grubun maliyeti, odaklanılan kademenin maliyetinde artışa izin verilerek düşürülebilmektedir. Beklenmedik bir şekilde, odaklanılan kademenin toplam maliyeti yerine tüm grubun toplam maliyeti enküçüklendiğinde, en düşük grup maliyet değerleri toptancı seviyesinde elde edilmiştir.


Araştırmacı:
Mert Edalı
İletişim:
hakan.yasarcan@boun.edu.tr

Atatürk Havalimanı’nda Yolcu Akışı Darboğazları ve Güvenlik Noktalarının Yönetimi için Etkileşimli Dinamik Benzetim Modeli
Bu projede Atatürk Havalimanı’ndaki yolcu akışları yönetiminde bir iyileştirme hedeflenmiştir. TAV’ın da katkılarıyla havalimanındaki mevcut durum incelenmiştir. Bu incelemenin sonucunda, yolcu akışlarındaki darboğazların temel sebebi olarak güvenlik kontrol noktaları belirlenmiştir. Bu doğrultuda yolcu akışları ve güvenlik kontrol noktaları ile personel sayısı arasındaki ilişki dinamik olarak modellenmiştir. Model temel olarak iç ve dış hatlar yolcu akışları olmak üzere iki temel yolcu akışı üzerine kurulmuştur. Her iki terminalin gerçek ve saatlik ortalama akış verileri analiz edildikten ve istatistiksel çıkarımlar yapıldıktan sonra, sonuçlar modele girdi parametreleri olarak kullanılmıştır. Modelin zaman birimi olarak dakika, simülasyon süresi olarak da bir gün seçilmiştir. Simülasyon sonucunda anlık gerekli aktif x-ray ve personel sayıları grafiksel ve nümerik olarak elde edilmiştir. Bu sayıların elde edilmesinin ardından, geliştirilen bir algoritma vasıtasıyla gün boyunca gerekli personelin kontrol noktalarına dağıtımı yapılmıştır. Modelin geçerliliği ve doğruluğu değişik uç durum ve senaryolar ile test edilmiştir. Son olarak model üzerinde denemeler yapmak için, modelin oyun hali geliştirilmiştir. Bu proje sonucunda, modelin ve oyunun kullanımıyla, Atatürk Havalimanı’ndaki yolcu akışı darboğazları yönetiminde bir iyileşme olması beklenmektedir.


Araştırmacılar:
M. Serdar ÇAKACIASLAN
Tolga SAĞLIK
Pınar SEKE
Mustafa UĞUR
İletişim:
serdar.cakaciaslan@boun.edu.tr

Performansa Dayalı Ödeme Sisteminin Türkiye’deki Devlet Hastaneleri Üzerinde Dinamik Etkileri
Sağlıkta performansa göre ödeme (PGÖ) sisteminin amacı hekimlere ve hastanelere performansa göre ödeme yaparak sağlık hizmet kaynaklarının verimliliğini arttırmaktır. Sağlık Bakanlığı Türkiye’de 2004 yılından itibaren PGÖ sistemini uygulamaktadır. Bu çalışmanın amacı PGÖ’nin hastaneler ve hekimler üzerindeki dinamik etkilerini araştırmaktır. Model doktorların hastalar ile etkileşimlerini, gelir baskısının hekimler üzerindeki etkisini ve sağlık göstergeleri ve kalitesi üzerine etkileri içermektedir. Verimliliği arttırmak için, hekimler daha fazla medikal aktivite gerçekleştirmeye teşvik edilmektedir. Gelir baskısını üzerinde hisseden hekim, gelirini daha fazla muayene, teşhis ve ameliyat gerçekleştirerek arttırken kaliteye daha az önem verebilir. Bunun sonucu olarak yetersiz tedavi edilen ve yanlış teşhis konulan hastalar sağlıkta kaliteyi olumsuz olarak etkiler. Buna karşın, gelir endişesi olmayan doktorlar, sağlıkta hizmet kalitesine birincil öncelik vererek verimliliği düşürebilirler. Bu yaklaşım hastanedeki yoğunluğa ve hekimler üzerindeki yoğunluk baskısına neden olur. Birbiriyle çelişen etkiler sağlıktaki göstergelere PGÖ’nin etkilerini araştırmak amacıyla modele dahil edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, dinamik hipotez ve Türk sağlık sisteminde görülen genel sistem davranışları ile örtüşmektedir.


Araştırmacı:
Tuğrul MEKER
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Stok Yönetiminde Kullanılan Çıpala-Düzelt Sezgisel Yönteminin Parametre Değerlerinin Belirlenmesi
Çıpala-düzelt sezgisel yöntemi, bir insanın herhangi bir stok yönetim görevi sırasındaki karar verme sürecini başarıyla yansıttığı için sıklıkla kullanılır. Bu tez, çıpala-düzelt yönteminin iki önemli konusu üzerine yoğunlaşmıştır. Bunlardan biri çıpala-düzelt yönteminin karar verme parametreleri için değer seçimi, diğeri ise birden çok tedarikçili sistemler için her bir tedarik hattının hedef değerinin belirlenmesidir. Tedarik Hattı Ağırlık Katsayısı ve Stok Düzeltme Süresi, çıpala-düzelt yönteminin iki önemli karar verme parametresidir. Bu parametrelere uygun değerler atamak için pratik bir yaklaşım geliştirmeyi amaçladık. Bu amaç doğrultusunda, Tedarik Hattı Ağırlık Katsayısı ile birlikte stok davranışının yapısını belirleyen Göreceli Tepkisellik diye isimlendirdiğimiz yeni bir parametre tanımladık. Göreceli Tepkisellik, Tedarik Gecikme Süresi’nin Stok Düzeltme Süresi’ne bölümüne eşittir. Göreceli Tepkisellik’in 4 olarak alınmasını, uygulanabilir olduğu ve yeterince iyi sonuçlar verdiği için önermekteyiz. Diğer bir deyişle, Stok Düzeltme Süresi’ni, Tedarik Gecikme Süresi’nin dörtte birine eşitlemeyi tavsiye ediyoruz. Değişik gecikme yapıları ve Göreceli Tepkisellik değerleri kullanılarak hesaplanan ve tablo içerisinde verdiğimiz optimum Tedarik Hattı Ağırlık Katsayısı değerlerinin kullanımını da önermekteyiz. Tedarik Hattı Hedefi’nin değeri, ortalama tedarik süresi ve istenen tedarik akış hızının çarpımına eşittir. Bu hesaplama, tedarik akışının istenen düzeyde olmasını sağlar. Yanlış hesaplanan bir Tedarik Hattı Hedefi değeri kararlı-hal hatasına, yani stoğun hedefine ulaşamamasına, neden olur. Bu yüzden Tedarik Hattı Hedefi’nin değeri doğru hesaplanmalıdır. Tek tedarikçili sistemlerde; istenen tedarik akış hızı, stoktan dışarı akışın beklenen değerine eşittir. Bununla birlikte, istenen tedarik akış hızını belirlemek birden çok tedarikçili sistemler için tek tedarikçili sistemlerdeki kadar kolay değildir. Bu tezde, Tedarik Hattı Hedefi değerlerinin doğru hesaplanması için genel bir formül önerilmekte ve verilen örneklerde her bir tedarikçinin öncelik sırası ile üretim/sevkiyat kapasiteleri göz önüne alınmaktadır.


Araştırmacı:
Ahmet MUTALLİP
İletişim:
hakan.yasarcan@boun.edu.tr

Yumuşak İniş Problemi için Sezgisel Kontrol Yaklaşımları
Bu tezde ilk önce yumuşak iniş problemini temsil eden bir model kuruyoruz. Modelleme çabasının amacı bir uzay aracının bir gökcismine inişini şeffaf bir şekilde temsil etmektir. İniş süreci ilginç bir problemdir çünkü iki karşıt performans kriteri mevcuttur; iniş süresi mümkün olduğu kadar kısa olmalı, fakat aynı zamanda uzay aracının yüzeye çarpmasından da kaçınılmalıdır. Yegâne kriter uzay aracının çakılmasını önlemek olsaydı, iniş sürecini yavaşlatarak bunu sağlamak zor olmazdı. Uzun iniş süresi aşırı yakıt tüketimini gerektirir ki bu da kaçınılması gereken bir şeydir. Özetle, yumuşak iniş problemindeki ana amaç uzay aracını mümkün olduğu kadar hafifçe ve çabukça kondurmaktır. Tahrik düzeneği ve ölçüm süreçlerinden kaynaklanan gecikmeler gibi gerçekte var olan birçok zorluk modele yansıtılmamıştır. Basitleştirici model varsayımları altında bile iki durum değişkeni olan Yükseklik ve Hız ancak dolaylı olarak kontrol edilebildiklerinden, yumuşak iniş probleminin ana hedefine ulaşmak yine de zor olmaktadır. Bu çalışmada, dört farklı sezgisel kontrol yaklaşımı inceledik. İlk sezgisel yaklaşım, yumuşak iniş modeliyle kütle-yay-sönüm modelinin denklemlerinin benzerliğinden yararlanılarak kütle-yay-sönüm modelinden uyarlandı; iki model de ikinci dereceden lineer diferansiyel denklemlere indirgenebiliyorlar. İkinci sezgisel yaklaşım ise önce uzay aracının serbestçe düşmesine izin veren, fakat bir kritik noktaya ulaştıktan sonra iticiyi iniş anına dek en yüksek güçte kullanan iki konumlu bir sezgisel yaklaşımdır. İki konumlu sezgisel yaklaşım, iniş süresini enküçükler. Ancak model varsayımlarından sapmalara karşı, kütle-yay-sönüm sezgisel yaklaşımı kadar dayanıklı değildir. Üçüncü sezgisel yaklaşım, iki konumlu ve kütle-yay-sönüm sezgisel yaklaşımlarının bir kombinasyonudur. Ayrıca, bu yeni sezgisel yaklaşım Sistem Dinamiği literatüründen Tedarik Hattı Ağırlığı kavramını ödünç alır. Bu yeni sezgisel yaklaşım, iki sezgisel yaklaşımı sorun yaratan davranışlarını azaltarak uzlaştırır. Son sezgisel yaklaşım ise nihaî kılavuz sezgisel yaklaşımıdır. Nihaî kılavuz sezgisel yaklaşımının formülasyonları ve dinamik davranışı yeni sezgisel yaklaşımdan farklı olmasına rağmen, iniş performansı yeni sezgisel yaklaşımın performansına hayli benzerlik göstermektedir. Kütle-yay-sönüm, iki konumlu, yeni, ve nihaî kılavuz sezgisel yaklaşımları performansları bakımından değişik durumlarda karşılaştırılmaktadırlar. Sözü edilen değişik durumlar; bir parametre ölçüm hatasının mevcudiyeti, yükseklik göstergelerinin okunmasında yapılan bir hatanın mevcudiyeti, ve iticinin gücünün değiştirilmesinde tahrik düzeneği gecikmesi gibi bir etmenin gözden kaçırılmasının mevcudiyetidir. Nihaî kılavuz sezgisel yaklaşımı ve yeni sezgisel yaklaşım, kütle-yay-sönüm yaklaşımına göre daha mantıklı bir iniş süresine ihtiyaç duymaktadırlar. Orijinal modelden sapmalara karşı ise iki konumlu sezgisel yaklaşıma göre daha dayanıklıdırlar. Dolayısıyla, nihaî kılavuz yaklaşımı ve yeni sezgisel yaklaşım bu iki özellik açısından kütle-yay-sönüm ve iki konumlu sezgisel yaklaşımlarının arasındadırlar. Son olarak, sezgisel yaklaşımların davranışlarındaki potansiyel değişikliği gözlemlemek sabit kütle varsayımı gevşetilmiştir. Farklı sezgisel yaklaşımların yakıt sarfiyatlarının karşılaştırılmasını da mümkün kılan bu varsayım değişikliği, hataların ve tahrik düzeneği gecikmesinin mevcudiyetinde de incelenmiştir.


Araştırmacı:
Togay TANYOLAÇ
İletişim:
hakan.yasarcan@boun.edu.tr

Sistemik Karmaşıklık ve Katılımlı Benzetimin Öğrenmede Rolü
Etkileşimli benzetim modelleri, bu tür karmaşık karar sistemlerinde öğrenmeye yardımcı olmak ve onu hızlandırmak için kullanılırlar. Ancak, literatürde bu benzetim oyunlarının kalıcı ve derin öğrenmeye yol açtığına dair bulgu çok azdır. Bu araştırmanın temel amacı, çeşitli koşullarda öğrenme düzeyini incelemek amacıyla, bir benzetim oyunu ortamından diğerine ‘öğrenme aktarımını’ ölçmektir. Öğrenmenin bir ortamdan diğerine aktarılabilmesi için, oyuncunun verili benzetim oyununda iyi kararlar vermesinden öte, oyunun altında yatan temel yapıyı anlaması gerekir. Bu araştırmanın temel bir ayağı da ‘sistemik karmaşıklık’ kavramı için uygun ölçümler tanımlamak olacaktır. Sonuçta, değişik ortamlar/bağlamlar için ve değişik karmaşıklık düzeylerinde çeşitli benzetim oyunları kurulacak ve bir dizi benzetim oyun deneyleri ile, oyuncuların bir durumdan diğerine öğrenme aktarım düzeyleri ölçülecektir.


Araştırmacı:
Onur ÖZGÜN
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Kronik Böbrek Yetmezliği Hastası Çocuklarda Periton Diyalizinin Dinamik Modellemesi
Bu çalışma, Periton Diyalizi (PD) tedavisi uygulanan Kronik Böbrek Yetmezliği (KBY) hastası çocuklarda, tedavinin büyüme, gelişim ve besin alımına etkilerinin dinamik yapısına ışık tutma amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın içeriğinde, çocukların gelişiminde ve yaşamsal değerlerinde kilit rol oynayan maddelerin birbirleriyle ve PD ile olan ilişkileri, Sistem Dinamiği yöntemi ve Stella modelleme/benzetim yazılımı kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın sonunda periton diyaliz süresi ve sıklığı ile birlikte uygulanan beslenme rejiminin vücutta biriken zehirli ve yararlı temel maddelerin birikme oranlarına etkilerini gösteren, etkileşimli bir benzetim oyunu da hazırlanmıştır. Böyle bir oyun vasıtasıyla, doktorlar, hastalar ve aileleri, sağlık durumlarına göre, kendilerine uygun diyet reçetelerini araştırabileceklerdir.


Araştırmacılar:
Elvan GÖKALP
Gülsevi BAŞAR
Duygu TEKİN
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Tiroit Hormonlarının ve İlgili Hastalıkların Dinamiklerinin Modellenmesi
Bu çalışmanın amacı, yaygın görülen bazı tiroid rahatsızlıklarının dinamiklerinin gösterilebilmesi için bir benzetim modeli kurmak ve hastaların hayatını tehlikeye atmaksızın tıbbi eğitim, çalışma ve araştırmayı senaryo analizleriyle destekleyecek bir ortam sunmaktır. İlk olarak, hipertiroidizmin sık görülen sebeplerinden biri olan Graves’ hastalığı ele alınmıştır. Model, guatr oluşumunu, mevcut iyot miktarının hastalığın şiddetine etkisini, bu hastalığın teşhisinde sıklıkla kullanılan artmış T3'ün T4'e oranını ve diğer hormon ve bezlerin tipik davranışlarını tutarlı bir biçimde sergileyebilmiştir. İkinci olarak, hipotiroidizmin sıkça görülen sebeplerinden biri olan iyot eksikliği incelenmiştir. Guatr oluşumu ve T3/T4'teki değişimler gibi tipik göstergeler model tarafından üretilebilmiştir. Üçüncü olarak, aşırı iyot alımının geçici kısıtlayıcı etkileri ele alınmış, tiroit hacmindeki büyüme ve tiroit hormonlarındaki hafif düşüş elde edilebilmiştir. Son olarak, tiroit bezinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan subakut tiroidit adlı hastalık analiz edilmiştir. Model, hastalığın üç aşamalı tipik klinik gidişatını başarılı bir biçimde yansıtabilmiştir. Sonuç olarak, literatürde yer alan nitel ve nicel bilgiler ile tıp doktorlarlarıyla yapılan görüşmelerin ışığında, modelin makul seviyede geçerli olduğu ve geniş yelpazedeki tiroit hormon hastalıklarını kapsayabildiği söylenebilir.


Araştırmacı:
Oylum ŞEKER
İletişim:
oylum.seker@boun.edu.tr

Uzun Dönemli Kemik Kütlesi Özdengesi ve Kemik Erimesi Üzerine Bir Dinamik Benzetim Modeli
Osteoporoz, düşük kemik kütlesi ve artan kırılma riski ile ortaya çıkan bir iskelet hastalığıdır. Her iki cinsiyette de görülmesine rağmen, hastalık kadınlar arasında menopoz sonrasında oldukça sık görülmektedir. Bu tezin amacı, postmenopozla ilişkili kemik kaybının uzun dönemli davranışını gerçekçi bir şekilde üreten bir dinamik benzetim modeli kurmaktır. Bu amaçla, kemiğin mekanik özellikleri ve kandaki kalsiyum dengesiyle ilişkileri üzerine odaklanmış bir sistem dinamiği modeli kurulmuştur. Elde edilen tıbbi verilerle yapılan karşılaştırmalara göstermektedir ki model, kadınlarda hem postmenopoz hem de menopoz haricindeki sebeplerle oluşan kemik kaybının davranışını gerçekçi bir şekilde üretmektedir. Model ile yapılan deneyler kemik sağlığı açısından kemik dokusundaki gerilmelerin belli bir eşik değerin üzerinde tutulmasının çok önemli olduğunu göstermektedir. Medikal ve medikal olmayan müdahalelerle menopoz sonrası kemik kaybını iyileştirmek mümkündür ancak osteoporoz tedavisinde en etkili yöntemler ilaç ve hormon tedavileri olarak öne çıkmaktadır. Benzetim deneyleri, menopoz dışı kemik kaybını önleyebilmek için, hem menopoz öncesi hem de sonrası kalsiyum alımının önemine işaret etmektedir.


Araştırmacı:
Canan HERDEM
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Kaos Özelliği Olan Fonksiyonlarla Rastgele Sayı Üretmek
Rastgele sayılar, benzetim ve modellemede kullanılan en gerekli unsurlardandır. Rastgele sayıları üretmek için en güncel ve yaygın yöntem doğrusal eşleşiksel üreteçlerdir. Bu üreteçler, doğrusal bir fonksiyon ve mod alma işlemini kullanarak sayıları üretir. Bu çalışmada ise, kaotik özelliği olan fonksiyonları kullanarak rastgele sayılar üretilebilmesi araştırılmaktadır. Kaotik özellikteki fonksiyonların tahmin edilemezlik özelliğine dayandırılarak; çadır fonksiyonu, lojistik fonksiyonu ve birleştirme fonksiyonundan üretilmiş beş farklı rastgele sayı üreteci önerilmektedir. Bu üreteçlerin ürettiği sayıların, [0, 1] aralığında düzgün dağıldığı ve bağımsız sayılar ürettiği üç aşamada test edilmiştir. Öncelikle, üretilen sayıların histogramları ve dizisel grafikleri görsel olarak incelenmiştir. İkinci olarak, üretilen sayıların istatistiksel olarak düzgün dağıldıkları Ki-kare testi ve Kolmogorov-Smirnov testi kullanılarak test edilmiştir. Son olarak, “Run” testi ve otokorelasyon testi ile üretilen sayıların bağımsızlığı test edilmiştir. Ayrıca bu testler; önerilen beş üretecin, çok iyi bilinen ve sıklıkla kullanılan doğrusal eşleşiksel üreteçlerle kıyaslanırken de kullanılmıştır. Sonuç olarak, önerilen rastgele sayı üreteçlerinin görsel ve istatistiksel testlerde doğrusal eşleşiksel üreteçler kadar başarılı oldukları ve bu üreteçlerin rastgele sayı üretmek için kullanılabilecekleri ortaya çıkmıştır.


Araştırmacı:
Ali Rıza ÖZÖREN
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Akademik Yayın ve Atıfların Dinamiğinin Modellenmesi
Bu çalışmada, performans ölçme kriterlerine göre bilim insanlarının akademik çalışmalarını nasıl değiştirdiklerini gözlemlemek üzere dinamik bir benzetim modeli kurulmuştur. Modeldeki temel değişkenler bilim insanlarının ünü, yetkinlikleri, araştırma faaliyetlerine ayırdıkları toplam zaman, yayın gönderdikleri dergilerden kabul alma olasılıkları ve bilim insanları üzerindeki yayın baskısı ve atıf baskısıdır. Model, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi verileri kullanılarak kalibre edilmiştir. Akademisyenleri çok sayıda yayın yapmaya zorlamak, kaliteli olmayan ve az sayıda atıf alan yayınlardan oluşan, anlamsız bir yayın envanterine neden olmaktadır. Yayın performansının kıyaslandığı standardın yükseltilmesi, bilim insanlarının araştırmaya ayırdıkları zamanı arttırmalarını sağlamaktadır. Bilim insanlarının idari ve eğitimle ilgili yüklerini azaltıp onlara akademik çalışmalar için daha serbest zamanlar sağlamak da yayın ve atıf performansını arttırmaktadır. Son olarak, kaliteli çalışmaların teşvik edildiği, yayın sayısının çokluğunun dikkate alınmadığı bir politika incelenmiş ve çok atıf alan kaliteli yayınların artan sayılarda yapıldığı gözlenmiştir.


Araştırmacı:
Nisa ÖNSEL
İletişim:
nisa.guler@boun.edu.tr

Sistem Dinamiği Modellerinin Davranış Duyarlılığı Analizi için Bir Yöntem
Sistem dinamiği modelleri için duyarlılık analizinde, modelin parameterlerindeki olası değişimlerin model davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması gerekmektedir. Bu çalışmada sistem dinamiği modellerinin duyarlılık analizi için modelin davranışını ölçütlerinin kullanılması yeni bir yaklaşım olarak önerilmiştir. Duyarlılığı ölçmek için iki tür istatistiksel analiz kullanılmıştır. İlk olarak duyarlılık verileri regresyon analizi ile değerlendirilmiş, daha sonra serpme diyagramları için ANOVA test yöntemi kullanılmıştır. Sonuc olarak regresyon yöntemi, çalışmada kullanılan benzetim modellerinin davranış bakımından en önemli parametrelerini bulmuştur. Ayrıca farklı model davranış türlerinin farklı parametrelere duyarlılık göstermesi, analizin başında davranışların birbirinden ayrılması gerektiğini göstermiştir. Regresyon analizinin tüm sonuçları ikinci yöntem olan serpme diyagramlarının ANOVA yöntemiyle analizi ile doğrulanmıştır.


Araştırmacı:
Mustafa HEKİMOĞLU
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Akademik Dünyada Yayın ve Atıf Ağlarının Dinamikleri
Bu çalışmada, akademik yayın ve atıf dinamikleri üç farklı açıdan incelenmiştir. İlk olarak, farklı alanlarda ortalama yayın istatistiklerinin ve bu değerlerdeki eğilimlerin birbirlerinden farklı olduğu gösterilmiştir. Çalışmanın ikinci kısmı olan sistem dinamiği modeli ise akademisyenlerin yayın yapma ve atıf alma baskıları altında nasıl karar verdiklerini incelemektedir. Son olarak, daha deneyimli ve başarılı bilim adamlarıyla dolu bir alana girmeye çalışan genç akademisyenlerin, daha genç ve az yayın yapmış bilim adamları ile dolu bir alana girmeye çalışan genç akademisyenlere göre atıf almakta oldukça zorlandıklarını gösteren etmen temelli bir model geliştirilmiştir. Bu da gösteriyor ki genç akademisyenlerin araştırma performanslarını yalnızca yayın ve atıf sayılarıyla karşılaştırmak çok geçerli ve adil olmayabilir.


Araştırmacı:
Burak ESKİCİ
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Vücut Ağırlığı Benzetim Modeli ve Web Modeli Geliştirilmesi
Bu çalışmada, Hall’un vücut ağırlığını konu alan benzetim modeli temel alınarak bir benzetim modeli geliştirilmiştir. İlk kısımda, modelin geçerliliğini korumak suretiyle orijinal modelde birtakım sadeleştirmelere ve eklemelere gidilmiştir. İkinci kısımda ise bir sistem dinamiği modelinden web tabanlı bir benzetim oyunu üreten ve çalıştıran bir yazılım geliştirilmiştir. Son olarak, oyun kurucusu kullanılarak Hall’un değiştirilmiş vücut ağırlığı benzetim modeli için web tabanlı bir oyun üretilmiştir. Oyun kurucusu yazılımı, sistem dinamiği araştırmacılarına kendi modelleri için web tabanlı benzetim oyunları üretme imkanı sunmaktadır.


Araştırmacı:
Mert NUHOĞLU
İletişim:
ybarlas@boun.edu.tr

Kan Kolesterolü Dinamikleri ve İlgili Hastalıklar Üzerine Bir Dinamik Simulasyon Modeli
Bu çalışmada, tipik kolesterol çalışmalarından farklı olarak, bütüncül bir yaklaşıma sahip olan sistem dinamiği yöntemi kullanılarak kolesterol metabolizmasının dinamikleri mdellenmiş ve analiz edilmiştir. Model, hem sağlıklı hem de yüksek kolesterole sahip hastalar için değişik tipteki kan kolesterollerinin ve vücut ağırlığının gerçekçi davranışalarını üretebilmiştir. Egzersizin diyetten daha etkili olduğu gözlemlenmiştir. Yüksek tansiyon hastalarında, model ilaçların nasıl çalıştığını gerçekçi bir şekilde göstermiş ve hastaların daha sağlıklı kolesterol seviyelerine nasıl ulaşabileceklerini ortaya koymuştur.


Proje üyesi:
Emre M. DEMİREZEN
İletişim: ybarlas@boun.edu.tr